İstanbul hak edenin mi olacak?
Kubbe-i Asuman'ın 41 derece 1 dakika 15 saniye arz-ı şimalindeki İstanbul vadisinde (bu çok özel bir cemiyetin tanımıdır, beğendim, ya siz?!.) neler oluyor birlikte bakalım.
Belediye seçim pazarında en renkli vitrin İstanbul'da. Medyanın da pompasıyla İstanbul AKP'nin olacak dolayısıyla da AKP'nin 24 Şubat'ta ön eleme sonucunda açıklayacağı başkan adayının, 28 Mart seçim gününü beklemeden ataması yapılacak. Geçen hafta 'Erdoğan'a en yakın olan aday kazanacak' başlığıyla yazdıklarıma lütfen tekrar göz atın, başkan adayları arasında yeterlilik ölçüsü 'Başbakan R.T.E'ye yakınlık.'
Kulise bakın; İ bey K bey'den daha şanslıymış çünkü İ bey'in destekleyici R bey'in kasası sayılan isimmiş, bu nedenle İ bey seçilecekmiş.... Kritere bak ey İstanbullu...
Bitmedi. Medyada çıkan ilgili haberlere göz atalım; ''Başkan aday adayları, seçim bölgelerinde dağıttıkları ilanlarla sadece hükümetin değil, Birleşmiş Milletler'in bile görev alanına soyunuyor. En revaçta olan vaatler ise işsize iş, evsize ev... Parti yönetimine, milletvekiline, bakana hatta Başbakan'a 'yakınlık' ise en çok kullanılan sözlerden.
Bu arada yalnız belediye başkanlığı değil, Meclis üyeliği de en gözde postlardan, milyonlarca aday adayı var, inanılmaz, her 40 kişiden biri aday, tüm zamanların rekor talibi var belediyelerin Meclis üyeliğine. Peki sizce niye bu meclis üyeliği düşkünlüğü, bu üyelik neleri kapsıyor merak ettim?!. Sadece güç cezbetmiyor adayı, mesela, İstanbul'da büyükşehirin 2004'te bütçesi tam; 6.5 katrilyon lira...
Veysel Eroğlu medya mağduru mu?
AKP'nin İstanbul belediye başkan aday adayı şu anda 6 isimden oluşuyor. Medyamızın bazı necip kalemleri, yakınlık loto oynuyor. Birileri 'bilerek' sanki yarış Kadir Topbaş, İdris Güllüce ve Erol Kaya arasında neticelenecek gibi kurgulama yapıyor, peki ya diğerleri?!. Bu arada ortalık 'sonuçları malum yöntemle belirlenen' kamuoyu araştırmalarından da geçilmiyor.
Vitrindekiler arasında sesine, dediğine pek sütun ayrılmayan isim, aslında tüm İstanbullular'ın icraatlerine çok yakından tanık olduğu (İSKİ Genel Müdürü) Prof.Veysel Eroğlu ama... Bendeniz daima 'mağdurun' yanında olduğum için İSKİ eski Genel Müdürü Veysel Eroğlu'nu arayıp uzun uzun sohbet ettim.
Prof.Eroğlu çevre mühendisliği konusunda olabilecek en tepe makamlara tırmanmış, İTÜ'de Çevre Mühendisliği Bölümü Çevre Teknolojisi Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nı yürütmüş, İSKİ'de yıllarca genel müdürlük yapmış, İstanbul'un su sorunu çözmüş bir akademisyen. Prof, Eroğlu, çok geniş bir uzman kadrosu oluşturup, İstanbul'un sorunları için çözüm üreten 'teknik' çalışma masaları kurmuş. Ulaştırma, olası büyük depreme hazırlık, 3 hak dinin inanları için inanç turizmi ve İstanbul'un kaybolan tarihi dokusunun yeniden restore edilip, İstanbul'un Avrupa'nın kültür başkenti olması için çok önemli projeler hazırlatmış.
250 civarı kitap-makale-tebliğe imza atan Prof.Eroğlu bakın ne dedi; 'Unutmayın Güler Hanım sadece siz değil, bu şehrin bir aşığı olarak ben de İstanbul'u hak eden başkanı arıyorum. İstanbul'u hak eden; İstanbul'a küresel vizyon vermeli, dünyadaki global değişimleri an be an takip etmeli, evrensel kültüre, çevre bilincine sahip olmalı, İstanbullu'nun en önemli sorunu, ulaşım sorununu en kısa zamanda çözmeli. Deprem korkusunu gidermeli, kesinlikle en az 1 yabancı dil bilmeli, İstanbullu ruhunu yaşayıp yaşatmalı da. İşte böyle bir başkan ancak İSTANBULU HAK EDER.' İtiraf ediyorum Prof. Eroğlu beni şaşırttı, olumlu etkiledi, 'İstanbul'u hak etmek' ne güzel bir tanımlama değil mi?
Evet, bakalım AKP İstanbul'uma (DERSAADET'e) hakkını verebilecek mi?
|
|
|